HABERLER

Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü mezunu Can Yıldız’ın, otizmli kuzeni Umut’un kelimeleri anne babalarının sesinden, sevdikleri oyuncaklarla oynarken daha rahat öğrenmesi için ortaya çıkardığı ürün Tolkido, ödüller almaya devam ediyor. Turkcell’in kitlesel fonlama platformu Arıkovanı’nda da destek bekleyen Tolkido, son olarak Genç Liderler ve Girişimciler (JCI) Derneği Türkiye’nin Altın Fikirler Akademisi girişimcilik yarışmasında ödül kazanan 5 projeden biri olurken QNB Finansbank’ın düzenlediği Geleceğin Patronları isimli girişimcilik yarışmasında da banka özel ödülünü aldı.

Bu sandalyeleri hatırlayan var mı?

Kimi 50’lerin, kimi 60’ların kimi de 70’lerin gözde modern sandalyeleriydi. Ancak Türkiye’de kullanılan ve zamanla unutulan bu sandalyeler, Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Ebru Karabağ’ın yürütücülüğünde gerçekleştirilen ‘Zamansız 30 Sandalye Öyküsü-1950’ler/ 1960’lar/1970’ler’ bilimsel araştırma projesi ile usta ellerde restore edilerek tekrar hayat buldu.

 Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi 4. sınıf öğrencileri, mimaride yeni yapı tarzları geliştirmek için bilgisayar ile hesaplamalı tasarım yöntemlerini kullanarak sanal ortamda hazırladıkları asimetrik kabuk yapının gerçekteki uygulamasını, Ege Üniversitesi Engelli Çocuklar Rehabilitasyon Merkezinin bahçesinde gerçekleştirdi.  Üniversiteli gençlerin gaz beton kullanarak 10 günde hayata geçirdiği yapı, merkezdeki öğrenciler tarafından oyun alanı olarak kullanılacak.

Yaşar Üniversitesi Mimarlık Fakültesi, Anadolu’daki geleneksel mimarinin günümüze kadar ulaşmış örneklerinin korunarak gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayacak restorasyon çalışmalarına katkı sağlıyor. Bilimsel Araştırma Projesi kapsamında kullanılan 3 boyutlu yersel lazer tarama teknolojisi sayesinde, tarihi yapıların tüm detayları 3 boyutlu taranarak rölöve ve restorasyon sırasında ortaya çıkabilecek hataların önüne geçilmesi hedefleniyor.

Yaşar Üniversitesi Psikoloji Bölümü Yüksek Lisans Programı mezunu Esra Şahin, 150 yıllık eğitim geçmişine sahip the University of Illinois at Urbana-Champaign’de doktora programına kabul edildi. Şahin, dünyada insan gelişimi ve aile üzerine çalışma yapan 52 araştırma merkezi arasında eğitim, yayın ve uluslararası ilişkiler açısından 2’inci en iyi programa bu yıl kabul edilen tek Türk öğrenci olmayı başardı.

Kentlere Akıllı Takip Projesi

Daha mezun olmadan Yaşar Üniversitesi Kuluçka Merkezi Minerva’da kendi şirketlerini kuran dört genç, dünyada yeni yaygınlaşmaya başlayan geniş alan kablosuz haberleşme teknolojisi Lora’yı kullanarak akıllı sistemler üretecek.

Sistemi akıllı sensörlerle birleştirerek geliştiren Yaşarlı gençlerin projesi, çöp konteynerlerinin doluluk oranlarından sokak aydınlatması kontrolüne, nesnelerin internetinden ve akıllı tarım uygulamalarına kadar birçok alanda kullanılabilecek. Pil ömrü 10 yıla, menzili 15-20 kilometreye kadar çıkabilen Lora sayesinde, başka bir teknolojiye ihtiyaç duymadan veri transferi yapılabildiği için maliyet de büyük oranda düşüyor.

Yaşar Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü son sınıf öğrencileri bitirme projeleriyle mühendislik becerilerini ortaya koydular. Yaşar Üniversitesi Proje Destek Ofisi Bilimsel Araştırma Projesi (BAP) kapsamında mali destek de gören gençler, bomba imha eden robot tasarlamayı başardılar. İnsan eli hassasiyetine sahip olan robot, bomba imha uzmanlarının artık güvenle hareket etmelerini sağlayacak.

İzmir Urla’nın enginar, geleneksel otlarla hazırlanmış çalkama, güveç, katmer, ıspanak balığı gibi yöresel yemekleri Yaşar Üniversitesi MYO Gıda İşleme Bölümü akademisyenleri tarafından araştırma konusu oldu. 6 ay süren bir çalışma ile yöre halkıyla bir araya gelerek ilçeye özgü yerel yemekleri, halkın kendi mutfak kültürünü tanıyıp tanımadığını ve beslenme biçimlerini tespit eden ekip, dikkat çeken sonuçlar elde etti. Sonuçlara göre yüzde 85 gibi halkın büyük bir yüzdesi evlerinde özellikle zeytinyağlı yöresel yemeklere yer veriyor ancak yaşlı nüfus bu yemek kültürünün devam edemeyeceği endişesi taşıyor.

Teknolojik gelişimle birlikte, internete bağlı cihazlar hayatımızın her alanına girdi. Evler, otomobiller ve birçok elektronik cihazın yanı sıra havaalanları, elektrik santralleri, petrol rafinerileri gibi hayati öneme sahip yerler de interneti kullanarak yönetilmeye başlandı. Tüm bu gelişmeler, evlerin, otomobillerin, hayati öneme sahip yerlerin ve hatta şehirlerin hackerlar tarafından ele geçirilmesi endişelerini de beraberinde getiriyor. Yaşar Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Yüksek Lisans öğrencisi Mert Kılıç, bu tehditlere karşı, tek bir panel ve cihaz üzerinden tüm tehditleri engelleyebilen siber güvenlik cihazı geliştirdi. Cihaz, evdeki akıllı cihazların yanı sıra elektrik hatları, petrol rafinerileri, nükleer santraller gibi SCADA sistemleriyle çalışan tesisler ile otomasyon sistemleriyle yönetilen fabrikalardaki akıllı cihazları korumayı hedefliyor.

Geçtiğimiz Eylül ayı sonunda, internet tarihinin en büyük hacker saldırısı yaşandı. Dikkat çeken şey ise yalnızca en büyük oluşu değil, ilk kez 200 bine yakın sayıda internete bağlanabilen web kameraları, küçük işlemci gücüne sahip elektronik cihazların da saldırıda kullanılmasıydı. Bu saldırı, artık bilgisayarlardan çok daha basit teknolojik aletlerin saldırı için kullanılabileceğini gösterdi. Yapılan araştırmalara göre de günümüzde 15 milyarın üzerinde cihazın internete bağlı olduğu tahmin ediliyor ve bu rakamın 2020 yılına gelindiğinde elektriğin gittiği her eşyanın internete bağlanması ve 200 milyar cihaz seviyesine çıkması öngörülüyor. Tüm bu gelişmeler, “internete bağlı cihazlar ne kadar güvenli” sorusunu da beraberinde getiriyor.

Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü Yüksek Lisans fagot öğrencisi Anton Trofimov ile eğitmeni Aşkın Usta, Üniversitenin Bilgi ve Teknoloji Transfer Ofisi’nin desteğiyle, geçmişi 500 yıl öncesine dayanan Klasik Batı Müziğinin değişmez tahta üflemeli sazı fagot için devrim niteliğinde bir tasarım gerçekleştirdi.  Tasarım ve imalat süreçlerinde ileri teknolojiden faydalanılan yeni “Es borusu” tasarımı sayesinde; 500 yıldır akort edilemeyen fagot, artık gerçek anlamda diğer çalgılarda olduğu gibi akort edilebilir hale geldi. Batı Müziği’nin değişmez enstrümanı fagot, patenti alınan yeni tasarımla ulaştığı ses aralıkları sayesinde, artık geleneksel Türk Müziğinde de kullanılabilecek.

TOP